Seçildiğini hatırla!

13 Ekim 2021|0 Yorum

İnsanın kendisi hakkında en çok unuttuğu, unutkan olduğudur. Uzunca bir zaman "şey" diye bile hatırlanmaya değmediğini hatırlamalı şimdi. "Şeyler" arasında bir “seçenek” bile değilken seçildiğini. Şimdi burada olmak, seçilmiş olmaktır. Varlığın yokluğuna tercih edildi.

Kurban kesilmek üzerine…

26 Ağustos 2021|2 Yorum

Kesilen canların hepsi emanettir. Bu can bitki de olsa hayvan da olsa fark etmez. Mesele, cana kıyıp kıymamak değil, cana kıymet verip vermemektir. Vejeteryan da cana kıyar; kebapçı da.

Yağmursuz dua olur mu?

9 Ağustos 2021|0 Yorum

Dua, bir şeyin aracı değildir. Bir şey, hatta her şey duanın aracıdır. Dua ile insan Yaratıcısına yönlenir, Sahibine seslenir. Duanın kendisi en büyük hasattır. Benim dediklerimizle kibirlenmek üzereyken, insanî kırılganlığımızı fark etmek eşsiz güzellikte bir farkındalıktır.

Sedat Peker’i seyrederken…

24 Haziran 2021|0 Yorum

Yakın zamana kadar, yavaş yürüyen adalete alternatif aradıkları için insanların mafyaya iş götürdüğünü sanırdım. Şimdi anlıyorum ki, adalete güvenmeyenler mafya arıyor değil sadece, adalete güvenenler de mafya olabiliyor. Hukukun içinde kalarak da, hukukun içinde kalmayı taktik yaparak da, hak sahibine hakkını vermemek mümkün; hak etmediğini söke söke almak mümkün. Sonuçta bu da rafine bir zorbalık, sofistike bir hırsızlık, kamuflajlı bir eşkıyalık demeye geliyor.

Din, ahlak içindir.

17 Haziran 2021|2 Yorum

Din, ahlak içindir. Mensuplarından ahlak talep etmeyen ya da mensuplarının talep ettiği ahlakı yerine getirmedikleri bir din sadece taraftar üretir. Tefekkürün akışkanlığına hazır düşünce kalıplarını tercih eden, şablon inançların tekrarını akletmenin yerine koyan bir din anlayışı, "kutsal şahsiyetler” ve "sorgulanamaz fikirler” üzerinden emir-komuta zincirlerine halka örer, mensuplarının önüne dar ve uzun bir hiyerarşi koridoru açar.

İnanmak, iman etmek midir?

5 Haziran 2021|2 Yorum

İnanan insan, önceden benimsenmiş düşünce ve isteklerine uygun olması şartıyla zihnini gerçekliğe açar. İman eden insan, sonuç ne olursa olsun, zihnini gerçekliğe kayıtsız şartsız açar. İnançta önyargı vardır; imanda önyargı yoktur. İnanç yapışır; iman serbest bırakır.

“Ben” dediğin de kim oluyor?

19 Mayıs 2021|0 Yorum

Sahi nedir “ben” dediğin? "Ben" derken birinden bahsediyorsun; kesin! Başka biri mi o? “Hayır!” diyeceksin elbette. “Kendimden söz ediyorum, kendimmmdennn…” Eminsen kendinden bahsettiğinden. Tamam; bahsedilen sensin, söz konu olan kendin. Peki bahseden kim? O da mı sensin? O da mı kendin? Madem öyle, kendinden bahseden kendinden de bahsetmeyi denesene.

Âhirete iman ediyor muyuz sahi?

17 Mayıs 2021|1 Yorum

“Öte” demektir âhiret. Her şeyin ötesi var. Ötesiz bir şey yok; ötesi olmayanın kendisi de yok oluyor, siliniyor, silikleşiyor. Şimdi bu satırları okuyan olarak da harflerin ötesine açıyorsunuz aklınızı. Harflerin kendisine takılmıyorsunuz. Harflere takılıp kalsaydınız, okuyor olamayacaktınız [...]

Kudüs: Kuddüs’ün Kalbi

17 Mayıs 2021|0 Yorum

Gözyaşı şehri Kudüs.Hıristiyanlar İsa’nın (as) çarmıha gerilmek üzere yürütüldüğüne inandıkları Çile Yolu’nda gözyaşı döküyor. Yahudiler Ağlama Duvarı’nda. Müslümanların da burada maruz kaldıkları zulümler yüzünden gözleri yaşlı. Bu gözyaşı şehri, Kuddüs’ün adeta tecellisi. Gözyaşlarıyla sağaltıyor, arındırıyor, [...]

“keşke kavmim de bilseydi…”

3 Mayıs 2021|2 Yorum

Taşın bilgeliğiAnlamış olmasında sonluluğuKendisi sonsuz uykudayken.-Bejan Matur “Derken, şehrin öte yakasından bir adam koşarak geldi” haberi verilir YâSîn Suresi’nin ikinci sayfasında. Karanlıktan gelir o ‘adam’. Karanlığa karşı çıkar tek başına. Gerçeğin örtüsünü kaldırma ümidini ayağa [...]

Yaşasın amatörlük!

1 Mayıs 2021|0 Yorum

Bu Ramazan Karadeniz'de dere tepe dolaşıyorum. Yola çıkarken, elimin de kalbimin de boş dönmeyeceğinden emindim. Mahcup ve mahzun etmedi Rabbim. Aybastı'da mandasıyla konuşan teyzeyi dinliyorum, Gürgentepe'de kuzularıyla meleşen delikanlının gözlerinin içine bakıyorum, Akkuş'ta tarlasına ektiği [...]

Güzel görülene güzel olmak düşer!

29 Nisan 2021|1 Yorum

اللَّهُمَّ أَحْسَنْتَ خَلْقِي فَأَحْسِنْ خُلُقِي “Allahümme ahsente halkî fe ahsin hulukî”: Böyle dua ediyor Resulullah: “Allah’ım, ‘halk’ımı Senin görmek istediğin güzellikte eyledin, ‘ahlak’ımı da Senin gösterebileceğim güzellikte eyle.” Resulullah’ın[asm] her dua cümlesi, içinde bir tefekkür [...]

Kıpırtı/sızım

26 Nisan 2021|1 Yorum

Bir kaç yıl önce Elazığ deprem bölgesinden dönüş yolunda sıkı bir nefis muhasebesine tutuşmuştum. Uçağın penceresinden karlı dağları, gölgeli vadileri, örümcek ağı gibi örülmüş yolları, kar aklığı içine siyah lekeler gibi serpiştirilmiş kasabaları seyrediyorum. Böylesine [...]

Tuttum ben bu orucu!

24 Nisan 2021|1 Yorum

Ramazan zamanın mekâna hükmetmesidir. Kudsiyet iner Ramazan’da her köşeye. Mübarekleşir her köy. Mekkeleşir şehirler. Medine olur yaşadığımız yer. Her yüzde bir Kâbe komşuluğu okunur. Her gözde hasret ve vuslat gerilimi seyredilir. Ramazan’da insan niyetine göre [...]

“Kesik Harfler”in Çağrısı

12 Nisan 2021|1 Yorum

İbrahim Sûresi ve Yusuf Sûresi, “elif lâm râ” parolasıyla açar hitap sahnesini… “Hurûf-u  mukattaa” denir bu harflere. “Kesik harfler…” Sözün başını bekler kesik harfler; konuşmazlar. Bir anlam giymezler. Anlaşılmak için konuşan Rahmân’ın sırrına eşik olurlar. [...]

“Fakat kalıcı olanı ozanlar kurar…”

12 Nisan 2021|1 Yorum

1772 yılı.  Mevsimlerden bahar. Almanya'da Neckar ırmağı kıyısındaki Lauffen kasabasında genç bir adam hayata veda ettiğinde, geride iki yaşında bir oğlan çocuğu bırakır. Babasızlığın acısını çiçek bahçelerinde dindirmeye çalışır oğlan çocuğu. İçinin sessiz acılarını, yüreğinde [...]

rüzgâr

2 Nisan 2021|1 Yorum

Ben aynamı kırdım; her parçama hasret düşer şimdi. Ben aynama kırıldım; her parçam ümide döner şimdi. -Senai Demirci “En büyük görev yaşamanın hakkını vermektir” sözünü bir takvim yaprağında göz ucuyla okuduğumdan bu yana en az [...]

mirac: bir ihtimam çağrısı

10 Mart 2021|2 Yorum

Yaşadığımız an'ın sonsuza tomurcuklandığını bildiğimizde, hayata özeniyoruz, an'ı el üstünde tutuyoruz, varlığa ihtimamla yaklaşıyoruz. Boşa harcadığımız nefesler, iğreti geçirdiğimiz anlar, hoyrat davrandığımız varlıklar o tomurcuğu kirletiyor, solduruyor, yaralıyor. Ahiret, Allah'ın rövanş günü değil, insanın yapıp [...]

Eski bir öyküye yeni bir yorum

8 Mart 2021|1 Yorum

Seattle Özel Olimpiyatları'nda, zihinsel özürlü olan dokuz yarışmacı 100 metre koşusu için başlama çizgisinde toplandılar. Başlama işareti ile birlikte hepsi birden yarışa başladılar. Bir hamlede başlamadılar belki ama, yarışı bitirmek ve kazanmak için istekliydiler. Yarış [...]

“Ben” diye/bildiğim kim ki?

6 Mart 2021|3 Yorum

Birinci tekil şahıs zamiri insana özgü olmalı. Bugüne kadar "ben" diyen bir varlık çıkmadı karşıma. Ne güneş ne ağaç ne gökyüzü ne dağ! Başka hiçbir varlık “ben” diyemiyor kendine. Aslında “kendi” olduğunun da farkında değil [...]

“Ânestu nârâ”

4 Mart 2021|4 Yorum

Deniz feneriyim ben. Hırçın dalgaların arkadaşı. Koyu gecelerin saklambacı. Yalnızların yoldaşı. Dolunayın sırdaşı. Yolunu kaybetmişlerin kardeşi. Uzun bekleyişlerin aydınlık köşe başı. Kederli özleyişlerin tatlı sarmaşığı. Deniz feneriyim ben. Ümitsize göz kırpan. Ufukları fısıldayan, çaresize. Şevk [...]

Sezai Demirci

3 Mart 2021|4 Yorum

O rakamları duyuyoruz her gün. Eksik olmuyor bilgi. Vaka sayısı, ölüm sayısı falan. Seksen beşi de kabul ediyoruz, 285'i de. Dünya çapında iki milyonu aştı diyoruz kolayca. İki milyon insan. Sayınca geçecek sanıyoruz; rakamları bilince [...]

İncinmiş Çocuğun 7 Yıkıcı İç Sesi

2 Mart 2021|4 Yorum

Ne kadar büyürsek büyüyelim, içimizde bir “çocuk” taşıyoruz. Soğanın cücüğü gibi, tüm kabukların altından çocukluk çıkar. “Çocukluk egosu” dediğimiz benlik parçamız, yetişkin davranışlarımıza rengini verir, yetişkin tavırlarımızı yoğurur. Öncelikle kriz durumlarında, yetişkin muhataplarımıza “çocukken” davrandığımız [...]

Doğru tartışmanın dokuz doğrusu

5 Şubat 2021|1 Yorum

Kişiye değil görüşüne karşı çıkarsın. “Sen ne anlarsın elmadan ki?” “Senin sülalen gelse, beni elmanın kırmızı olduğuna inandıramaz. Oğlum, renk körüsün, kör!” Kişinin görüşünü basitleştirerek görüşü yıkmayı kolaylaştıramazsın. Karşı görüşü kartonlaştırma diyebiliriz buna. “Kırmızı elmayı [...]