• Ramazan zamanın mekâna hükmetmesidir. Kudsiyet iner Ramazan’da her köşeye. Mübarekleşir her köy. Mekkeleşir şehirler. Medine olur yaşadığımız yer. Her yüzde bir Kâbe komşuluğu okunur. Her gözde hasret ve vuslat gerilimi seyredilir.

Ramazan’da insan niyetine göre yaşar, niyetini giyinir. Ameliyle değil, niyetiyle tartılır. Niyet görünmezdir, gösterilemez. Şu haliyle, Ramazan, olmayı önceler, görünmeyi sonraya bırakır. Bu da insan ruhunun aradığı bir huzur, insan kalbinin hasretini çektiği bir durulma halidir.

Ramazan’da insan niyetine göre yaşar, niyetini giyinir. Ameliyle değil, niyetiyle tartılır. Niyet görünmezdir, gösterilemez. Şu haliyle, Ramazan, olmayı önceler, görünmeyi sonraya bırakır. Bu da insan ruhunun aradığı bir huzur, insan kalbinin hasretini çektiği bir durulma halidir.

Öyleyse, terk et görüntüne göre sana değer veren tüm köşeleri. Öyleyse, çekil niyetini görmeyen kör gözlerin gölgesinden.

Oruç tutarken, kendi bedenini aştın, ruhunun kaygılarıyla yaşamaya başladın. Niyetlisin artık; kalıbının önceliklerini askıya aldın, kalbinin önceliklerini önceledin. Ruhunu kurtarma telaşındasın.

Oruç tutarken, kendi bedenini aştın, ruhunun kaygılarıyla yaşamaya başladın. Niyetlisin artık; kalıbının önceliklerini askıya aldın, kalbinin önceliklerini önceledin. Ruhunu kurtarma telaşındasın.

Ruhunun üzerindeki beden örtüsü inceliyor oruçluyken. Kalıbının tortuları eriyor, kalbinin berraklığı ortaya çıkıyor. Ruhun, asıl Ruh olan vahiyle yakınlaşıyor. Vahiy ki ‘Ruh’ül Kuds’tür; “temiz bir rayiha”dır, “kutsi bir kokudur.” Yemeden içmeden kesilince, ruhun o rayiha ile koklaşmaya başladı, tanıştı, yeniden buluştu, kendi kaynağına döndü.

İşte bu yüzden, Ramazan, vahyin kokusunu önceleyene Kur’an ayıdır, vahiy bayramıdır. Oruçluya, yeni ve yeniden indirilir Kur’ân. “Ramazan ayı ki, onda Kur’an indirilir” mealindeki ayet, şimdi ve burada herbirimiz için geçerlidir. Aklını Kur’an’ın iniş üssü haline getirmedikçe, orucu tutamazsın, orucun bahşettiği eşsiz fırsatları elinde tutamazsın.

Yazıyı Paylaş

Senai Demirci

Samsun’da, 11 Kasım 1963’te doğdu. Uzun bir süre genç olarak yaşadı. Gençliğinin ilk kısmı zor sorulara cevap aramakla geçti. Sonra zor cevapların sorularını sormayı öğrendi. Kolay cevapları sevmedi. Ayakkabıcı çırağı olarak çalıştı. Çokça ayakkabı parlattı. Dağlarda inek çobanlığı yaptı.

Bir yorum

  1. Döndü Alihocagil 7 Ekim 2021 at 11.58 - Yanıtla

    Senai Demirci yıllardır takip ettigim ve değer verdiğim özel bir insandır.Rabbime onu söyleyeceğim.

Bir yorum bırak

Mail Listesine Katıl

YENİ BULUŞMALARDAN VE YENİ YAZILARDAN HABERDAR OLUN

İstenmeyen posta göndermiyoruz!

Sizin için seçtiğimiz yazılar